|
Selçuklu ve Osmanlı sivil mimari yapıtlarında önemli yeri olan hanlar
tasarımlarına uygun olarak ticari amaçlı kervanların, seyahat halinde
yolcuların, geceyi rahat ve emniyet içerisinde geçirebilmeleri için inşa edilmiş
aynı zamanda hem misafirhane, hem de pazar olan, harp zamanlarında da erzak ve
mühimmat ambarı olarak hizmet veren önemli abidevi yapılardır.
Hanların ticaret yolları üzerinde, araları ticaret kervanın bir günde alacağı
mesafede (30-40 km.) inşa edilenlerine de Kervansaray denir. Dış görünüşleriyle
bir kaleyi andıran hanların, içine girildiğinde bir ticaret kervanının her türlü
ihtiyaçlarını karşılayabilecek sosyal tesisle karşılaşılmaktadır. Burada değişik
yöre insanları birbirleri ile sosyal temasları neticesinde kendi kültürlerini
diğerlerine bilinçli veya tabii olarak aktarırlardı.
Gaziantep ili günümüzde olduğu gibi eskiden de ekonomi ve ticaret şehri idi.
Günümüze kadar ulaşabilen hanlar ilimizin nasıl bir ticaret merkezi ve ticaret
kafilelerinin uğradığı bir kent olduğunu göstermektedir. Hanlar iki kısımdır;
Menzil adı verilen yapılar, ulaşım yolları üzerinde inşa edilenlerdir. Birde
şehir hanları vardır. Şehir hanları tamamen ticari amaçla kullanılmaktadır.
Hanın bir bölümünde genelde üst katta gelen misafirlerin (tüccarların)
konaklamaları için odalar bulunur, diğer bölümünde ise ambarlar ve geniş avlular
yer alırdı, genelde giriş katta olan ahırlar ise bu malları taşıyan katırcı
kervanlarının hayvanları ile dolup taşardı.
Gaziantep’te vaktiyle 31 Han vardı. Bunlardan bir kısmı yıkılarak yok olmuş, bir
kısmı ise mimari yönden değişikliğe uğrayarak varlıklarını devam ettirmektedir.
XIV. ve XV. yüzyıllarda yapılıp günümüzde eski fonksiyonlarını kısmen veya
tamamen sürdüren, hanlar şunlardır. Şıra Hanı, Tuz Hanı, Paşa Hanı (Lala Mustafa
Paşa Hanı) Mecidiye Hanı, Emir Ali Hanı, Anadolu Hanı, Kürkçü Hanı, Belediye
Hanı, Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Tütün Hanı, Hacı Ömer Hanı, Büdeyri Hanı,
Millet Hanı ve Yeni Han’dır.
|